۰۹ اردیبهشت ۱۳۸۹

MAHDUM KULU FIRAGİ

ريادان‌، يا رب

سعي‌ ايله‌ قوتولماديم‌ من‌ بو بلادان‌، يا رب‌
چيقا بيلمن‌ جهد اديپ‌، عجب‌ و ريادان‌، يا رب‌
ط‌العيم‌ اتدي‌ ط‌لوع‌، آنگديم‌ اختر بد
سن‌ ييراغ‌ ات‌ مني‌ بو بخت‌ سيادان‌، يا رب‌
يوم‌ تشهد ادر حل‌ مانگا، شاهد غيب‌
قوتولار مي‌ قهبه‌ جان‌ بيله‌ گنادن‌، يا رب‌
تني‌ عبادتدا عليل‌ هم‌ ديوي‌ شيط‌اندير لعل‌
يا آندا بو امر ازل‌ حكمي‌ حيادان‌، يا رب‌
درگاهينگا، اي‌ كردگار، قيلسام‌ عبادت‌ يوق‌ قرار
اتگه‌نيمه‌ يوق‌ اعتبار ـ صومي‌ صلادان‌، يا رب‌
من‌ ايستار من‌ سندن‌ سني‌، سن‌ هم‌ ايراق‌ مندن‌ مني‌
حاجت‌ روا قيل‌، يا غني‌، مني‌ مبتلادان‌، يا رب‌
مختومقلي‌ني‌ هر زمان‌ باسدي‌ بلا، آچدي‌ زبان‌
ايله‌مه‌سين‌ هر مومنان‌ محروم‌ دعادان‌، يا رب‌

۰۸ اردیبهشت ۱۳۸۹

ÇANAKKALE VE BURSA GEZİSİNDEN BİR KAÇ GÖRÜNTÜ












NECİBULLAH ATAYİ :ANTALYADA ÖĞRENİM GÖRMEKTE OLAN TÜRKMEN GENÇLERİMİZDEN BİRİ


SİDDİQA QORAYSHİ:KABEM ENEM


HAFIZ HACİ MUHAMMED TURKMEN BAŞARILI GENÇLERİMİZDEN BİRİ YURDUMUZ BOYUNCA ESMAULHUSNA YARIŞMASINDA BİRİNCİ OLDU


۲۷ فروردین ۱۳۸۹

TURKMEN ADLARI

آتا (عطا)
آتا باللی
آتابای
آتا بردی
آتا دوردی
آتا قارری
آتا گلدی
آتا قلی
آتا قربان
آتا قلیچ
آتا حان (عطا خان)
آتا جان
آتا كورپا
آتالیك
آتا لی
آتا ماممت (آتا ماممد)
آتامان : عظمت پدر
آتا مرت (آتا مراد)
آتا مات
آتا محمد
آتا میرات (آتا میراد)
آتان
آتا نظر
آتا نپس
آتا نیاز
آتا عوض
آتا ساری
آتا سید
آتا ولی
آتایار : یار و یاور پدر
آتباقار
آتچاپار
آتیلا
آتجان
آتالان/ آدالان : نام آور
آتلی/ آدلی : مشهور
آتمین

آچیل : شکوفان
آخمیر: آرمان، دریغ
آداش : دوست، رفیق
آدلان : صاحب شهرت
آدیغا : با نام و آوازه
آرپاچی
آرماز
آرتیق/ آرتیک : افزون
آریک : نهر
آغابردی
آغا گلدی
آک اتا : پدر سپید
آکبای : ثروتمند سپید
آکتای : مایل به سپید
آق اویلی
آق مراد
آلابای
آلام
آلامان
آلب ارسلان
آلپار: مرد قهرمان
آلپای : قهرمان زیبا
آلتای : با ارزش
آلکیش : مدح
آنا گلدی
آنا قربان
آنا بردی
آنا دوردی
آنا قلی
آنه مراد
آوشار : پرنده ای شکاری
آیدین : روشن
آی دوقدی
آی مراد
آیز : ژاله صبحگاهی
آیتاک : ماهگونه

اترک : رودی در ترکمن صحرا
اراز
اراز مراد
اراز بردی
اراز دوردی
اراز گلدی
اراز قلی
ارالپ : مرد قهرمان
ارتاش : مردی چون سنگ
اردم : ادب و هنروری
ارسلان
ارسلان مراد
ارسوی : از تبار جوانمردان
اركان
ارکانا : آزاد
ارکلی : صاحب اختیار
ارکین : آزاد و مختار
ارن : مرد حق
اریار : یاور جوانمرد
اسن : تندرست

الله بای
الله بردی
الله برن
الله دات
الله دوردی
الله قلی
الله حی
الله جان
الله مراد
الله مرات
الله نظر
الله نور
الله یار

اکین : کشت زار
امان بردی
امان دوردی
امان گلدی
امان مراد
امان تقان

انوش
اوزان : خواننده
اوزمان : پیشرو
اوکتای : نظیر تیر راست کردار
اوکسان : همچون تیر
اولیا قلی
اولاش : پیوند و وصال
اومار : امیدوار
اونای : مناسب
اویان : بیدار
اویلان : اندیشه
ایاز
ایاز هان
ایرمان
ایشلی : فعال
ایل امان
ایل تای : همتای ایل
ایلخان
ایلدش : هم ایل
ایلکان : نخستین فرمانروا
ایلکایا : صخره ایل
ایلکین : نخستین
ایلیاد
ایلیار : یار و یاور ایل
ایلیاز : بهار ایل
ایل دوردی
ایل گلدی
ایشان قلی
قیز
________________________________________

آرتین
آرزی : قهرمان
آرنا: نهر
آرال : جزیرهآرکانا : آزاد
آریتال
آغاگل
آغشام گلین
آق ببك
آق بی بی
آق گوزل
آق گل
آق منگلی
آلما : سیب
آلما گل
آلتن
آلتین
آلتین آی : ماهی از طلا
آلتین ناز
آلیش : انس

آماكه
آمان بخت
آمان بیكه
آماندا
آمان گل
آمان تقان
آمان تاج

آنیک : روشن

آیا تای
آی بی بی
آی بولگ

آی تان
آی تای
آی تكین
آی تین : دارای جان و روانی چون ماه
آیچا : ماهگونه
آیدا : در ماه
آی دن آی
آیدین
آیدینا
آیدیس
آیدنگ
آی گین
آی گل
آی گزل
آی جان
آی جمال : ماه زیبا
آی جیجك
آیلا
آیلار : جمع ماه
آیلی
آیلین
آیلینا
آیلما
آیما
آینا
آینام
آیناز : ماه ناز
آی نور
آی نوش
آی پارا : پاره ای از ماه
آی پری
آیرا
آیسا : مانند ماه
آی سان
آی سانا
آی سل
آی سلطان
آیسن : تو ماهی
آیسین : در هیبت ماه
آی سو
آی سوان
آی سودا : ماه در آب
آی سونا
آی شن
آی شین

آتالای
آتاناز
ارای
اراز بی بی
اراز گل
اراز سلطان
اریك گل
ازوم
ازوم گل
ازوم جان
اجه گل
اجو
اسین
الکین : مسافر
الناز

انه
انه لی
انه تاج
انه تای
انه كعبه
انه بای
انه بی بی
انه بیكه
انه قارری
انه گل
انه قیز
انه جان
انه كعبه
انه كوتی
انم
انش
اوادان

اوغل آی
اوغل اراز
اوغل امان
اوغل بابك
اوغل باهار
اوغل بایرام
اوغل بخت
اوغل بی بی
اوغل بیكه
اوغل بوسسان
اوغل بولدی
اوغل تاچ
اوغل تاششان
اوغل تقان
اوغل جان
اوغل جرن
اوغل جما
اوغل جمال
اوغل جنت
اوغل جهان
اوغل حاللی
اوغل حسل
اوغل دوردی
اوغل دورسن
اوغل دوندی
اوغل ساپار
اوغل سلطان
اوغل سونا
اوغل شكر
اوغل شیرین
اوغل صنم
اوغل طواق
اوغل كیشی
اوغل گزل
اوغل گرك
اوغل گل
اوغل قربان
اوغل مارال
اوغل منگلی
اوغل میوه
اوغل نابات
اوغل نار
اوغل ناز
اوغل نور
اوغل نیاز
اوغل هاجر

اوین
اولجای : ماه روی
ایشیلای : ماه درخشان
ایگ
ایلماز
ایلناز
ایلتای
ایل تكین
ایلکای : ماه نخست
ایمیش









AYRILDIM






Bilbilem,ahızarı çekip,
Teze gülzardan ayrıldım
Gözden ganli yaşım döküp,
Ol söver yardan ayrıldım

Yara yaraşar sürmençe,
Sıpatın söylerim anca,
Lebi şeker, ağzı gunça
Zulpi garadan ayrıldım

Şirin canda yokdur takat,
Cebri anın cana rahat,
Gaşlari pitneyi apat,
Çeşmi hunhordan ayrıldım.


Ayrıldım gunça gülümden,
Siyah saçı sünbülümden,
Hoş ovazlı bülbülümden,
Şirin giftardan ayrıldım.

Deli gönlüm, arzımanı
Küllü gözelerin hanı,
Sekiz cennetin bostanı,
Bakçali bardan ayrıldım.

İlleri bar, dinli dinli.
Sovuk sulu, ter ölenli.
İli Göklen, adı Menli.
Nezli dildardan ayrıldım.

Mahdumguli aşık mesdan.
Bağladım şanına destan.
Menzilgehi bağı bostan.
Almalı nardan ayrıldım

HİNDİSTANDA ÖĞRENİM GÖRMEKTE OLAN AFGANİSTANLI TURKMEN ÖĞRENCİLER




۱۹ فروردین ۱۳۸۹

MOLLANEFES



MOLLANEPES(1810-1862)
Kardeş Kalemler Aylık Avrasya Edebiyat Dergisi'nin yapmış olduğu çalışmaları ve yayınları büyük bir takdirle izliyorum.Derginin bu ayki sayısında Türkmenlerin meşhur şairi ''Mollanepes''e geniş bir şekilde yer verdiği için bizzat dergi yetkililerine ve çalışanlarına teşekkür ediyorum.Mollanepes Türkmen edebiyatında sevgi konusunda yaratmış olduğu şiirleri ve aynı zamanda ''Zöhre-Tayır'' destanı ile meşhur olmuştur. ''Aşk diyarının Şahı'' adını kazanan meşhur şair Mollanpes 1810 yılında Sarahs'da dünyaya geldi.Mari, Buhara medreselerinde eğitim alan Mollanepes, kendisi gibi şair Bostanteç isminde bir kızla genç yaşta dünya evine girecektir.Edebiyat araştırmacıları, Mollanepes'in Agacık, Ödekberdi ve Hakberdi adlarında kardeşleri olduğunu belirtirler.Mollanepes, henüz çocukken, zekâsı ve kavrama yeteneğiyle kardeşleri ve akrabaları arasında kendini ispatlamıştır. Esasen, şairin adına eklenmiş ‘molla’ sıfatı, onun ilmini ilgililerle paylaşmasından ileri gelmektedir.Mollanepes, genç yaşlarda âşık olarak, severek evlendiğin Bostanteç, bir çok şiire de konu olmuştur.Ömür boyu, kaba kuvvetten ve savaştan nefret edip, karşılıklı sevgi ve saygı ile yaşamayı nasihat eden Mollanepes, sonunda nefret ettiği şeyin kurbanı oluyor. O, 1861 yılında eline kılıcını alarak vatan savunmasına çıkıp, Merv Savaşı’na katılıyor. savaşta ağır yaralanan şâir, 1862 yılında da vefat ediyor. VAKTİDİR
Ey gönül, pendim sana merdane olsan, vaktidir,
Yanarak Hak şem’ine pervane olsan, vaktidir. Gayr-ı Hakk’ı terk edip, bîgâne olsan, vaktidir, Fakr hırkasın giyip, divane olsan, vaktidir, Can çekip Cebbar’ına, canane olsan vaktidir. Bende sen, kalk uykudan, devranın gitmezden evvel, Göğsün üzre şom ecelin hârı bitmezden evvel, Tut girîbânın yakaya desti yetmezden evvel, Ejderi ağzın açıp, cismini yutmazdan evvel, Bu kara toprak ile hem-hâne olsan, vaktidir. Yaşın altmışa yetmiştir, civan çağlardan geçip, Şer işe baş koyarsın, kâr-ı rahmetten kaçıp, Kahr-ı Hak’tan korkarak, her gün gözyaşını saçıp, Seher vakti “Hû” diye, vahdet şarabından içip, Meşreb u Mansur gibi mestane olsan, vaktidir. Bu cihan ra’nasının faydası yoktur canına, Şom ecel yayın çekip, okunu atar şanına, Hak diye bulsan kaza Allah kefildir kanına, Gece gün hizmet kılıp, zînet verip imanına, Devlet-i iman ile devrane olsan, vaktidir. Ey Nefes, geçti bu ömrün, nefs için mihnet çekip, Yahşiden yüz çevirip, gezdin yamanlara bakıp, Kahpe dünya cilve eder, her gün göz kaşın kakıp, Hüsn-i ciğersûzlar ile, sen de ciğer-bağrın yakıp, Hak katında gevher-i yegane olsan, vaktidir (şairimizin şiir kitabı da blogumuzun sag tarafında eklidir)

۰۹ فروردین ۱۳۸۹

GBT'LİLERİN HAFTALIK TOPLANTISI

GBT Topluluğunun bu haftaki 28/3/2010 proğramında Hafız Nakibullahın Kuran kerimden ayet okumasıyla başlayıp sırasıyla Selahiddin KILAVUZ haftanın Haberlerini Habibullah Habib hazırladığı şiirini Yunus Şir Haci Muhammed Hamid Gül Muhammed Timuri Hannan Doğan Kasım Sinci Asıf Aydın Nur Muhammed Nuri her birileri kendilerinin hazırladığı makaleleri ve şiirleri kürsye çıkıp okudular Hamidullah Hamidi de güzel bir şarkı söyleyerek katılımcıların Ruhlarının yenilenmesine katkıda bulundu toplantının sonunda Hudaberdi Sadat GBT sorumlusu böyle bir toplantıların yapılması biz gençler için her açıdan faydalı olacağını söyleyp ALLAH cc dan devamının gelmesini isteyerek duayla toplantı sona erdi

۰۵ فروردین ۱۳۸۹

M.KASİM İBADİNİN ŞİİRİ

Ben baharı özledim
Kışın soğukca esen fırtınaları üşütüyor beni
Hem de çok
Saklanacağım bir mağara ararken yoruluyor bu bitmiş bedenim
Ve öylece yığırılıp kala kalıyorum…
Orada sanki dört yanımı bir şeylerin çevirdiğini hissediyorum
Oysa dört bir yanım açık, yorgunluktan üşüdüğümü bile hissedemiyorum.
Kışın fırtınasına savunma olacak bir tepecik bile yok etrafımda
Düpedüz bir yerdeyim…
O yüzden özlüyorum ben baharı… Hem de çok
Hani baharda yeller eser ya onlar İnsana sanki müjdeci, uvultuları ile
Kışı bana hiç sormayın, hatırlatmayın hiç Tarif edemem ben
Kışı sormayın bana.
Bu geçmek bilmeyen kışı…
Ondan sadece ayazlarda mest olan kurtların, çakalların ve itlerin sesleri kalmış kulaklarımda
Ve gündüzleri uçuşan yırtıcı kuşların nahoş ötüşleri…
Kışta benden baharı nasıl beklediğimi sorun?
Acizâne bedenim üşürken ona nasıl baharı tarif ettiğimi sorun!
Sorun çetin kışın bitmek bilmeyen şeb-i Yeldalarını sorun!
Gündüzlerinde nasıl bir koşuşturma ile mesken aradığımı sorun!
Yuvamı işgal edenlerin nasıl vahşi olduklarını, nasıl yabanîler derendeler olduklarını sorun!
Sakın bana yuvanı neden savunmadın diye sormayın sakın!
Sakın ha yuvamı terk ettiğim için beni azarlamayın sakın beni suçlamayın
Belki de baharı beklerken Hayallara dalan sen gafil avlanmışsındır demeyin
Çünkü daha önce hiç baharı görmedim ve baharı hiç yaşamadım ki
Nasıl onu hayal edeyim.
Ben baharın nasıl ve ne olduğunu bilmem ki…
Sadece adını duydum ve fakat arzu ve niyet ediyorum onu göreyim diye
Bu kış denen herif var ya çok kıskanç bir herifmiş çook...
Düşünsene yuvalarımıza göz diken herif bizim baharı özlediğimizi düşünür mü hiç.
Sadece bana kışta nasıl olduğumu sorun? Nasıl kaldığımı…
Acizâne bedenimi, kötü nefsimi ve baharı arzu eden duygularımı sorun
Sorun onları nasıl kandırdığımı ve onları nasıl da avuttuğumu sorun.
Tarif ederken de onu avutmak için…
Annelerin çocuklarını ağlarken susturmak için uyguladığı tekniği uyguladığımı…
Hani bir anne aç ağlayan çocuklarına kazanda taş kaynatırken…
Yavrularım bekleyin pişti pişecek diyerek kandırdığı gibi
Hatırlarsınız o devirler gerçek baharın devirleri idi.
O devrin kışlarında esen fırtınaları bile acıyordu insana…
Hatırlarsınız o devrin baharını da kışını da…
Ben de kendimi öylece kandırıyordum işte!
Ama bizim buralarda gerçek baharın olmuyor oluşu yıllar oldu
Dadım feryadım kimseye ulaşmıyor ve acımasız fırtına da bana yardımcı olmuyordu.
Feryat ve çığlıklarım sanki kayıp oluyor fırtınaların arasında…
Belki bahar böyle değildir belki onun nesimleri bu fırtınalar gibi değildir…
Dedemden duyuma bir hatıra kalmış aklımda bahar ile ilgili…
Dedem baharın bâd-i sabahını anlatmıştı bana çok hoş bir sedası var demişti.
O yüzden çok özlüyorum baharı
Umudum! Gelir bir gün bize de denk şu bahar dedikleri…
İnşallah görürüz biz de hafif yağmurlarını ve yumuşakça esen rüzgârlarını
İbadi’nin arzusu bu hayâlı bu, çetin kışın bizim coğrafyalardan da kalkması
Ve yerine baharı bırakması…
Konya-10.03.2010

DOTAR

GENÇLER BİRLİĞİ

۰۲ فروردین ۱۳۸۹

TURKMEN GYİSİLERİ

5- چاکمن
بالا پوشی است بلندتر از کت های معمولی و انواعی دارد:
الف) اینچه چاکمن: که از کرک نرم شتر تهیه می شود، بدین جهت جنس آن، مرغوب و ظریف است.
ب) یوغین چاکمن: که از کرک زبر شتر تهیه می شود.

6- جولبار/ شلوار
این پوشاک را مردان کهنسال، در روزهای جشن و از بالای تنبان می پوشیدند، جولبار، برشی معمولی داشت و از دو قسمت اصلی درست می شد:
الف) قسمت اصلی: که قوزک پاها را می پوشانید.
ب) خشتک: که برشی نزدیک به ذوذنقه ی دو قلو داشت. این نوع شلوار به وسیله ی نخی پنبه ای به نام اوچقورباق/ بند تنبان به دور کمر محکم می شد که از درون لیفه ی شلوار عبور می دادند و گاهی نیز به دو انتهای اوچقورباق به عنوان زینت، منگوله ای به نام هوتوز می بستند.
پارچه ی جولبار معمولا به رنگ نیلی بود و گوگ ماووت/ ماهوت آبی نامیده می شد.

7- بالاق/ تنبان
بالاق نیز مانند شلوار برشی ساده داشت، اما مردان مسن از پارچه ای سفید و برای جوان تر ها از پارچه های سبز و نیلی استفاده می شد.

8- أوچمک
این پوشش را فارسی زبان ها پوستین می گویند و مخصوص استفاده در فصل زمستان است که از پوست گوسفند یا بره تهیه می شود و بخش بیرونی آن را با استفاده از رنگ های طبیعی به رنگ زرد در می آوردند.
آستین پوستین، بلند و از شانه به سمت مچ دست باریک می شود اما قسمت جلوی آن بدون قلاب یا دکمه است. برای بستن جلوی سینه از قوشاق یعنی دستاری که به دور کمر می پیچند استفاده می شود. أوچمک انواعی درد و معروف ترین آن ثیلکمه أوچمک است.

9- پالتون / پالتو
پالتون نیز همچون اوچمک در زمستان ها مورد استفاده قرار می گیرد. روپوشی است از پارچه های راه راه که به صورت دامنی بلند با آستین های صاف و سوراخی در سر آستین ها دوخته می شود. قسمت جلوی این پوشاک مثل پالتوهای معمولی از هم باز است اما بدون دکمه در نتیجه برای ثابت نگه داشتن آن و پوشاندن جلوی سینه از کمربندی چرمی/ قوشاق استفاده می کردند.

10- دؤن
پوششی است اصیل و بلند که تا زیر زانو می رسد و برحسب رنگ و دوخت دو نوع است.
الف) قیزیل دؤن: که از ابریشم کاملا قرمز دوخته می شود.
ب) قارا مادون: که رنگ آن متمایل به زرد است. دوخت این پوشش یکنواخت نیست و از پارچه های راه راه و گاهی رنگارنگ تهیه می شود. بر حاشیه ی دؤن، نوارهای سوزنی دوزی شده از نوع آلاجایوپ (1) وجود دارد که موجب زیبایی دؤن می شود. بر کمره ی دؤن کمربندی از شال می بندند که قوشاق یا ترمه شال می گویند و گاهی نیز آن را با سکه های نقره ای آرایش می دهند.

پی نوشت:
1- آلاجایوپ: دو نخ سیاه و سفید یا تیره و روشن است که به هم تابیده اند .

MAHDUMKULU FIRAGİ مختومقلي‌

صرف‌ ايله‌يير آشيني‌

حق‌ نظ‌رين‌ سالغان‌ بير سرخوش‌ ييگيت
انسان‌ اوچين‌ صرف‌ ايله‌يير آشيني
ناميس‌لي‌ غيراتلي‌ عارلي‌ قوچ‌ ييگيت
سووش‌ گوني‌ قربان‌ ادر باشيني

بير نيچه‌لر گزر زرباب‌ دون‌ بيلن
بير نيچه‌لر گزر قوري‌ سان‌ بيلن
آدمزادي‌ تانيپ‌ بولماز سين‌ بيلن
سيناشماغان‌ بيلمز كيشي‌ كيشيني

ييگيدينگ‌ آبرايي‌ ياغشي‌ ضعيف‌دير
ياغشي‌ ضعيف‌ ناكس‌ اره‌ حيف‌دير
ييگيده‌ غلا چ‌ليق‌ كلي‌ عيب‌دير
هر يان‌ گزر بيلمز ادر ايشيني

مختومقلي‌ آيغيل‌ يارينگ‌ صفتين
تازه‌ دفتر بيرله‌ يازغيل‌ سيراتين
دوزخ‌ نشانه‌سي‌ بير يامان‌ خاتين
هر كيمه‌ دوش‌ بولسا آلار هوشيني

۲۷ اسفند ۱۳۸۸

GENÇLER BİRLİĞİ


HOJA HOJAİVE TURKMENİSTAN

AMANULLAH DALİ 2008 KONSERİ

Amanullah dali 2008 konseri

۲۶ اسفند ۱۳۸۸


Tamam zad canlanar taze havadan

Muşking isi geler badi sabahdan

Zinet berer yıldız çıkıp fazadan

Şukur yenedam bugun bahar geliptır


QARİ SADAT size arzular eylap

Her gununguz bahar bolsun dyıp söylep

Kine kudureti yürekten taylap

Şukur yenedam bugun bahar geliptır

Nevruz, insanların ferdi ve sosyal hayatlarında aşk, dostluk ve umudun yeniden hayata geldiği gündür. Tabiat baharının yeniden gelmesiyle dünyanın tüm hürriyetsever ve barışsever insanlarına ait olan bu muhteşem gelenek ve bayramın, nefret, kin, ayrım ve zulmün yerini sevgi, dostluk ve adaletin alacağı bir istikamette hareket etmesini temenni ederim

Sygılarımla QARİ SADAT GBT YÖNETİCİSİ

M.KASIM İBADİNİN GÖNDEREN TAKDİRNAMESİ


Merhabalar Hudaberdi Sadat
maşallah, siteni her gün ziyaret ettiğimde bir öncekisinden daha gelişmiş, daha genişlemiş ve daha güzel buluyorum.
gün geçtikçe iyiye giden bu etkili çalışmalarının hayırlara vesile olmasını dileğiyle
Saygılarımla:
Mohammad Qasim İBADİ TURKYEDEKİ AFGANİSTANLI TURKMEN ÖĞRENCİLER BAŞKANI

۲۲ اسفند ۱۳۸۸

GENÇLER BİRLİĞİ














  • Kültür ve Sanat
    Muhammed Ashor ASHGEROĞLU

    AFGANİSTAN TÜRKLERİNDE HALICILIK



    Türkmenler, halı ve kilimi asırlardır dokuyarak gerek geçim kaynaklarını sağlamak gerekse de kullanmak için yapmışlardır. Halı ve kilimi çadırlarında, evlerinde, hatta binek hayvanlarında dahi kullanmak için dokumuşlardır. Tarih boyunca halı dokuma sanatı ile dünyada ün kazanmış ve ün almış bir millettir.

    Türkmen halkı halı sanatını göçebe yaşantılarında, gerek yerleşik hayatlarında, yaşamış oldukları uzun savaş dönemlerinde, hicret yıllarında dahi halı sanatını bırakmamış daima dokumuşlardır. Geçim kaynaklarını çoğu yerlerde halıdan sağlamışlardır. Afganistan’da ve Pakistan’da yaşayan Afganistan Türkmenlerinin çoğu geçim kaynaklarını halıdan sağlamaktadırlar. Daima üreten bir millet olan Türkmenler, her zaman başları dik ve hiçbir zaman dilenmemişlerdir. Zamanımızda dahi Türkmenler, halısını, Horcun torbasını, Garçın torbasını, ayaklıkları, Aköy belbağlarını, her zaman dokuya gelmişlerdir. Halı ve kilim el dokuma sanatı Türkmenlerin yıllardır yapmış oldukları ecdat sanatıdır.

    Türkmenlerin kurdukları devletler, imparatorluklar hatta han ve beğliklerin saraylarında hep Türkmenlerin kırmızı halısı kullanılmış o muhteşem yerleri Türkmen halıları süslemiştir. Şuanda bile Türkmen halıları başta ABD olmak üzere birçok Avrupa ülkelerinde kullanılmaktadır. Her Türkmen’in boylarına göre halı desenleri, çizgileri ve motifleri bulunmaktadır. Örneğin, Ersarı gölü, Teke gölü, Ahel gölü gibi her desenin ve çizgilerin adı ve ona ait boyları vardır. Afganistan Türkmenlerinde halının yeri; Afganistan devleti kurulduğundan buyana Türkmenlerin halısına her zaman muhtaç olmuştur. Çünkü Afganistan’da tahmini 3 milyonu geçen Türkmen milleti Afganistan devleti ekonomisinin temel taşı olmuşlardır. Türkmen el halıları Afganistan ekonomisinin % 40 gelir getirici ürünü olup, ayrıca ihracatta % 70 varan ilerleme kaydetmiştir. Gerek iç piyasada, gerekse de dış piyasada Afganistan’ın en hareketli Pazar ürünlerinden bir tanesi halıdır. Bugün Türkmen halıları başta ABD, Almanya, İsviçre, Fransa, Hollanda, İtalya, Danimarka, Türkiye, Rusya, Arabistan gibi dünyanın en sayılı ülkelerine ihraç edilmektedir.

    Afganistan’da Türkmen halısı dokulan (yapılan) yerleri şu şekilde belirtmek mümkündür;

    a) Şibirgan şehrine bağlı Hücüdükke, Mengecik, Garkın, Hamiyap, Akça, Mürdiyan, Hanaka ilçelerinde ve bu ilçerelere bağlı köylerinde

    b) Faryap İline bağlı Anthoy, Hançarbağ, Karamgol ilçelerinde ve bu ilçelere bağlı köylerinde.

    c) Badıgis İline bağlı Marçak ilçesinde ve bu ilçeye bağlı Türkmen köylerinde.

    d) Belh İline bağlı Devletabat, Kelder, Şortepe, ilçelerinde ve bu ilçelere bağlı köylerinde.

    e) Kunduz İline bağlı İmamsahip, Çardere, Deştiarçi, Akdepe ilçelerinde ve bu ilçelere bağlı köylerinde.

    Günümüzde yapılan Türkmen halılarının isimleri aşağıdaki gibidir.

    a) Bilcik

    b) Kunduzi

    c) Halmemedi

    d) Çöprenk (Uşak)

    e) Cengelarık

    f) Kargahi

    g) Hocaroşnayi

    Türkmen el halılarının yapılışı; Koyunyününün kırkılması ve o yünlerin temizlenerek, seçilerek, yıkanarak ve temizlenen yünlerin taranması ile Türkmen hanımları İk ve Atanak (ip eğirme aleti) ile hazır olan yünleri eğirerek halı ipleri yaparlar. Eğirilen iplere Eriş adı verilir ve bu hazırlanan ipler halı yapımında kullanılan iplerdir ve boyanmaz. Koyunyününden yapılan diğer ipler, kökboyaları ile (Saman, Nar kabuğu ve çeşitli bozkırlarda yetişen Sazak ve diğer bitkilerin köklerinden kazanlara konularak ve kaynatılarak kök boya yapılır.) kazanlarda ipler boyanır ve halının yapımında kullanılacak olan çeşitli renklerde halı ipleri hazırlanır. Halı ipleri hazırlandıktan sonra özel olarak ağaçtan yapılmış olan halı tezgâhlarında belli ölçülerde metre kare ve ebatlarına göre ilk etap da Eriş (boyanmamış) ipleri tezgâhlara dizilir. Daha sonra yapılacak olan halı desenine göre renkli iplerle halı dokunmaya başlanılır. Türkmen halıları, hanımlar ve erkekler tarafından dokunur.

۱۶ اسفند ۱۳۸۸


كمينه؛ شاعر و هجونويس تركمن
کمينه يکی از شاعران انسان گرا، عدالت خواه و فئودال ستيز و مخالف روحانيان وابسته به فئودالهاست. کمينه به جناح دمکراتيک ادبيات ترکمن تعلق دارد. از اين رو ارزش ماندگاری خود را برای آيندگان درگم بيشه ی تاريخی از دست نداده است. ...
دیوان شعر او از ارزشمندترین آثار کلاسیک ترکمن بشمار میرود.
" کمينه " ، شاعر و هجونويس بزرگ ترکمن در وحشتگاه بيداد خان ها و شاهان در سال ۱۷۷۰ ميلادی در خانواده ى تنگ دست دهقانی زاده می شود. وی دوران جوانی خود را درمنطقه ى شهر" مرو " طی می کند و سپس در يکی از مدارس بخارا به تحصيل مشغول مى شود و بعدها برای تکميل دروس خود به" خيوه " می رود. وى در سال ۱۸۴۰ در سن هفتاد سالگی هستی را بدرود می گويد. آثار شاعر را که در آن نشان از ذهن کارا و کاوشگر و حقيقت جوى وى وجود دارد، نمی توان جدا از عوامل عينی موجود در هستی جامعه و بينش های برخاسته از شرايط اقتصادی و اجتماعی زمانش دانست . ...كنه رسالت ادبی کمينه، خلاقيت نوين او در ساختِ طنز منظوم در حيطه ى ادبيات ترکمن و سخن سرای تهى دستان بودن است. آثارکمينه درعين سادگی خود ، دارای انتقادات شديد عليه نابرابری های اجتماعی است. وی می کوشد در اشعار و طنزهای خود رويدادهای واقعی زندگی مردم برگشته بخت جامعه ى خود را بازتاب دهد. انگاشت وی از بازتاب واقع گرايانه ى واقعيت زندگی غيرتاريخی و ضد تاريخی نيست. آثار و غزل های عاشقانه ی کمينه که عمرى بيش از يک سده درميان مردم ترکمن دارند در جمهوری ترکمنستان به زبان های مختلف ترجمه شده است. از غزل های عاشقانه ى اين شاعر می توان اشعار «ازاندوه تو» و «زلف تو» را نام برد. ...از آثار اين شاعر گفتارسنج و استادِ بی همتای طنز ترکمن، اپراهای مختلفی در جمهوری ترکمنستان شوروی سابق ساخته و اجرا گرديده است. ازجمله ى اين اپراها می توان به ساخته های "و.موهادف" و "شوپوشينيکف" به نام «کمينه و قاضی» و کمدی «کمينه» از "ب. آمانف" اشاره کرد. کمينه شاعر و طنزپردازی فراخ بين، کاونده، جويای حقيقت و سازش ناپذير است ، که مهم ترين بخش اجتماعی آثار او ستيز با مالکان فئودال ، افشای بيدادگری و جولان گری های خودکامان و فئودال های بدنهاد و بدنژاد زمانه ى خودِ او است. جانمايه ى اين بيدادگری ها را شاعر در آثار خود چون : «فقر» ،«تهی دست» و «قاضی من» کاملا بازتاب می دهد. ...
امروزه در بین ترکمنان ترکمنستان شمالی و جنوبی بسیاری از اماکن ها، آموزشگاهها و خیابانها با نام این شاعر ملّی ترکمن آذین بـسـته اسـت. از جمله
دبیرستان پسرانه کـمـیـنه بندرترکمن همچنین در شهرستان گنبد کاووس خیابانی با عنوان خیابان کمینه گنــبد، خیابان کمینه عشق آباد، تئاتر کمینه استان مـارو (مرو) و دیگر مکانهای خاص و عام نامگذاری شده است. در جهت معرّفی او همایش هائی نیز به مناسبت گرامیداشت خاطره وی از جانب فرهنگدوستان ترکمن برگزار میشود. ...

MAHDUMKULİ FIRAGİ








بولدوم‌ گريانا

يازيغيم‌ ياد اديپ‌، يوزوم‌ خاك‌ اديپ‌
سحر ناليش‌ بيلن‌ بولدوم‌ گريانا
ديده‌دن‌ ياش‌ دوكوپ‌، سينام‌ چاك‌ اديپ‌
تلبه‌ دك‌ اوزومني‌ اوردوم‌ هر يانا

كونگلومني‌ گچيرديم‌ جمله‌ جهاندان‌
نه‌ جهاندان‌، بلكه‌، ال‌ اوزدوم‌ جاندان‌
خضردان‌، عيسي‌دان‌، شاه‌مردان‌دان‌
همت‌ ايستاپ‌، باقديم‌ سوي‌ آسمانا

آسمانينگ‌ يوزوندن‌ كهكشان‌ اوچدي‌
ناگهان‌ اوچ‌ اره‌ نظ‌ريم‌ دوشدي‌
ايكي‌ ياشيل‌ گيميش‌، بير سفيدپوش‌دي‌
گوزوم‌ گوردي‌، ديليم‌ گلمز فرمانا

بيري‌ گليپ‌، الين‌ گوگسومه‌ اوردي‌
بيري‌ بير تيغ‌ بيلن‌ يوره‌گيم‌ ياردي‌
آغزيما آغزين‌ قويوپ‌، بيري‌ دم‌ اوردي‌
دييرلر: عرضينگ‌ دييگيل‌ شاه‌مردانا

بولار بيله‌ دييگچ‌، ديليم‌ آچيلدي‌
قانا-قانا مي‌ محبت‌ ايچيلدي‌
كونگلومه‌ يدي‌ جور سوال‌ گچيلدي‌
دييديم‌: رخصت‌ بولسا، گلسين‌ زبانا

ايكي‌ اوزين‌ اردير، بير قيسغا قددير
دييدي‌لر: خوش‌وقت‌دير،ياغشي‌فرصت‌دير
سوزونگ‌بولسا،سور-دييدي‌لر-رخصت‌دير
كونگله‌ گلن‌ سوزونگ‌ گتير بيانا

دييديم‌: گوك‌دن‌ آغير، يردن‌ مرد نه‌دير
دريادان‌ باي‌ نه‌دير، داشدان‌ سخت‌ نه‌دير
اوت‌دان‌ ياقيجي‌راق‌، بوزدان‌ سرد نه‌دير
زهردن‌ آجي‌راق‌ نه‌دير بو جانا

يالان‌ تهمت‌ آغير بولار آسماندان‌
قهرسيز، ياغشي‌ سوز گينگ‌دير جهاندان‌
منافقينگ‌ كونگلي‌ سخت‌ سنگستاندان‌
اهل‌ قانع‌ منگزار بحر عمانا

جبر اتگوجي‌ سلط‌ان‌ ــ ياقيجي‌ كوزدن‌
بخيل‌دان‌ ديله‌سنگ‌، ساويقدير بوزدان‌
فقيره‌ جبر اتمك‌ ــ آجي‌ زهردن‌
اوويت‌ دير بو سوزلر، بيزدن‌ نشانا

بولار بيله‌ دييگچ‌، يريمدن‌ توردوم‌
يووريپ‌، اليمي‌ اته‌گينه‌ اوردوم‌
مست‌ بولدوم‌، سست‌ بولدوم‌، عقليم‌ ييتيرديم‌
كپ‌ كلام‌ تاپماديم‌، قالديم‌ حيرانا

دييدي‌لر: اوچ‌ كيشي‌ بولدوق‌ استادينگ‌
دايم‌ دستان‌ بولار عالمده‌ آدينگ‌
مختومقلي‌، وقت‌ دير، ايسته‌ مرادينگ‌
بو سري‌ آقمــــــــــــاق‌ آچار يا بير ديوانا


GENÇLER BİRLİĞİ

۱۱ اسفند ۱۳۸۸




یاغشیلیق



قیـــل یاغشیلیــق ســــندن غالسین نشــــانه یاغـــشیغـــــه ، یمانغــــه یا کــــه بیگانه

ایلـــــده امـکـــــان بارقـــا ادیـــــب خدمتـــی بلــکه ایـــــــرته باشـــقه بولار زمـــــانه



* * *

مغــــرور بولمــــــه مال و ملکیم بار دییــــب چوتلامـــاغیـــن مدام منـــــگا یار دییـــب

بیرگـــون بولــــر ایلده غالمـــــاز ذره ســــی پشمـــــان بولمـــــا دنیا منگا دار دییــــب



* * *

غریبـلار آغلاشیــــب گیلســــــه ایشیکـــــدن سن غاچماغیـن سیچـان بولــوب دشیکدن

گر غالمســـه ایلــــده هیــــچ بیر دولتینــــگ آنگســـات بولار چیقمـــاق آلتین کوشکدن



* * *

غریــــب آزار بیــــرمک خــــــداغه یاقمـــــاز خــدا اورر کیــمســــه یوزینـــگه باقمـــاز

ســـمســـملاب یــوره سنـــگ اویان بویانــــه بول دیوانه دیــیب کیمـسه بازره سوقمـاز



* * *

فـــلانی بای دییـــــب آدیـــــنگ چیــقــــاندیر آدینــگینــگ شمالی خلقـــــی ییقــــاندیـــر

من منــــلاب یوریمـــه دینگـــه اوزیم دییـــب بیــــرگون بولار مالینـــگ اریـــب اقاندیر



* * *

سخاوتلی بولســــانگ پولیـــنـــگ کانه لـــر سنینگ خیــــرینگ بیلن غریـــب جانلانار

بو دنیــــــــا فانی دیـــر گیـــــچــر ده گیــــدر ادن یاغشــــی یمانلیغــــینـــگ سانـــه لار



* * *

هیچ کیمی تانیمــــان مست بولوب یورسنـگ غریبی گوزه ایلمان همده خور گورسنگ

دوشـــــون دنیا کیــــمـــــه وفا ادیـــــبدیــــر هیـچ بولار آخیری گوزله ئیب دورسانـگ



* * *

باردیر بعضــــی بایـــلار کاندیر احســـــــانی مرتبه ســــــــی بلـــند دیل لر دستــــــانی

غـــــروری یـوق غریـب سویر ایل ســــــویر جمـــــله عالـــــم سویـر بویله انســــــانی



* * *

" قویاش" گونول بیــــــرمه فانــــی دنیاغــه علـــــم و کمـــــال سنــــگا کتـــه سرمایه

آخیـــرتده ســـــورار نامـــه اتدینــــگ دییـــب غـــریبـــــه، مسکینـــــه، بای و گـــــدایه



نورمحمد قویاش " قاریزاده"





ATASÖZLER

♥ Abanın kadri, yağmurda bilinir.

♥ Abdal düğünden, çocuk oyundan usanmaz.

♥ Abdalın arkadaşlığı yol görününcüye kadardır.

♥ Abdestsiz sofuya namaz dayanmaz.

♥ Aca dokuz yorgan örtmüşler,yine uyuyamamış.

♥ Acele giden ecele gider.

♥ Acele ise, şeytan karışır.

♥ Acele yürüyen yolda kalır.

♥ Acemi katır kapı önünde yük indirir.

♥ Acı acıyı bastırır,su sancıyı.

♥ Acı patlıcanı kırağı çalmaz.

♥ Acıkan doymam,susayan kanmam sanır.

♥ Acındırırsan arsız, acıktırırsan hırsız olur.

♥ Aç ayı oynamaz.

♥ Aç bırakma hırsız edersin, çok söyleme arsız edersin.

♥ Aç koynunda azık durmaz.

♥ Aç köpek fırın yıkar.

♥ Aç kurt insana saldırır.

♥ Aç tavuk rüyasında kendini darı ambarında görür.

♥ Aç tokun halinden bilmez.

♥ Açık yaraya kurt düşmez.

♥ Açın imanı olmaz.

♥ Açın karnı doyar gözü doymaz.

♥ Açlık ile tokluğun arası bir dilim ekmek.

♥ Adam eşeğinden, kadın döşeğinden belli olur.

♥ Adamak kolay,ödemek güçtür.

♥ Adamakla mal tükenmez.

♥ Adamın iyisi iş başında belli olur.

♥ Adı çkmış doksana, hiç inmez seksene.

♥ Ağaca balta vurmuşlar "sapı bedenimde"demiş.

♥ Ağaca çıkan keçinin doğurduğu oğlak dala bakarmış.

♥ Ağaca dayanma çürür,insana dayanma ölür.

♥ Ağacı kurt, insanı dert bitirir.

♥ Ağaç ne kadar meyve verirse ,dalı o kadar yere eğilir.

♥ Ağaç ne kadar uzarsa uzasın göğe değmez.

♥ Ağaç ne kadar yüksek olsa da yaprakları yere düşer.

♥ Ağaç yaş iken eğilir.

♥ Ağaçlı köyü su basmaz

LACHIN MAMEDİVA

GENÇLER BİRLİK TOPLULUĞU

BAHAR HOJAİVE :EJE JAN

GENÇLER BİRLİK TOPLULUĞU

۰۶ اسفند ۱۳۸۸

TURKMEN KELİMESİ

TURKMEN KELİMESİ

سئوالی که در ابتدا به آن می‌پردازیم‌ این است كه‌ چرا تركمن‌ها به‌ این‌ اسم‌ خوانده‌ شده‌اند؟ برای‌ روشن‌ كردن‌ این‌ نكته‌ لازم‌ می‌آید كه‌ از مناسبت‌های‌ تركمن‌- اوغوز حركت‌ كنیم‌. برای‌ اینكه‌ این‌ امر در حل‌ معمای‌ منشاء و ماهیت‌ نام‌ تركمن‌ كمك‌ شایانی ‌خواهد كرد.
اینكه‌ واژه‌ های‌ تركمن‌ و اوغوز دو نام‌ برای‌ یك‌ قوم‌ معین‌ ترك‌ است‌، در منابع‌ تاریخی‌ ترك‌ بطور كلی‌ امری‌ پذیرفته‌ شده‌ به‌ نظر می‌رسد. در نیمه‌ دوم‌ قرن‌ گذشته ‌ا. وامبری اینطور می‌گوید: « قبول‌ این‌ دیدگاه‌ كه‌ اجتماعاتی‌ كه‌ اعراب‌ به‌ آنها نام‌ «غز» را داده‌اند، تركمنهای ‌زمان‌ ما هستند، كاملا درست‌ است. ‌(1)»
نمت‌ با استناد به‌ هوستما (2) می‌نویسد كه‌ تركمنها به‌ جای‌ اسم‌ قدیمی‌ خود یعنی‌ «اوغوز» نام‌ «تركمن‌» را گرفته‌اند.
در اوایل‌ قرن‌ دوازدهم‌ مدتی‌ نام‌ اوغوز و تركمن‌ را بطور مشترك‌ بكار برده‌اند. (3)
و. مینورسكی‌ در یكی‌ از آثارش‌ می‌نویسد: «اوغوزها» بطور كلی‌ با نام‌ «تركمن‌» شناخته‌ شده‌اند. (4)
ا. پریتاسك‌ می‌نویسد كه‌ قسمتی‌ از تركان‌ در منابع‌ تاریخی‌ تحت‌ نام‌ تركمن‌ یا اوغوز دیده‌ شده‌اند و روشن‌ می‌سازد كه‌ دولت‌ «یبغوی‌ اوغوز» تحت‌ دونام‌ «اوغوز»، «تركمن‌» یك‌ اتحاد سیاسی‌ تشكیل‌ داده‌اند. (5)
در این‌ نظریه‌ها كه‌ از جهت‌ نتایج‌ درست‌ هستند، قدمت‌ نام‌ تركمن‌ و منشأ و ماهیت‌ آن‌ روشن‌ نشده‌ است‌.
در سرزمینمان‌، دیدگاه‌ ف‌.كوپرولو ارزش‌ كلاسیكی‌ یافته‌ است‌.
كوپرولو در زمان‌ خود با استناد به‌ دیوان‌ لغت‌ ترك‌، می‌گوید كه‌ نام‌ تركمن‌ به‌ گروههایی‌ از اوغوزها كه‌ مسلمان‌ شده‌اند، اطلاق‌ می‌شود. (6)
در حقیقت‌ او این‌ دیدگاه‌ را با استناد به‌ اثر شرف ‌الزمان‌ مروزی‌ یعنی‌ با سطرهای‌ كتاب‌ «طبیعه‌الحیوان‌» عیناً تأیید می‌كند. (7)
قبل‌ از مروزی‌، اولین‌ مؤلف‌ اسلامی‌ كه‌ از تركمن‌ها بحث‌ می‌كند یعنی ‌المقدسی‌ (نیمه‌ دوم‌ قرن‌ دهم‌) تركمن‌ها را گروههایی‌ معرفی‌ كرده‌ بودكه‌ اسلام‌ را قبول‌ كرده‌اند. (8)
محمود كاشغری‌ نیز «تركمن‌» و «اوغوز» را در جاهای‌ زیادی‌ با هم‌ ذكر می‌كند:
Türkmaniyetü,l - Guzziye, beynel't - Türkmaniyetil'el - Guzziye bile't - Türkmaniyegi'l - Guzziye, butunü'l Guzziyeti'l – türkmaniye ... (9)

اگر نظریه‌ وامبری‌ (10) كه‌ تاریخ‌ نام‌ تركمن‌ را تا دوره‌ افسانه‌ای‌ اوغوزخان ‌می‌رساند در نظر گرفته‌ نشود، فكر غالب‌ سالهای‌ اخیر اینست‌ كه‌ نام‌ تركمن‌ در قرن ‌یازدهم‌ ظاهر شده‌ است‌ و اینكه‌ این‌ اسم‌ به‌ اوغوزهای‌ مسلمان‌ اطلاق‌ شده‌ است‌.
با وجودیكه‌ دلایلی‌ وجود دارد كه‌ نام‌ تركمن‌ موجودیت‌ خود را در ادوار خیلی‌قدیمی‌ نشان‌ داده‌ است‌، گسترش‌ اسلام‌ در بین‌ اوغوزها نیز در ایضاح‌ نام‌ تركمن‌ كافی‌ به‌ نظر نمی‌رسند.
مروزی‌ از یك‌ جنبش‌ تركمن‌ - اوغوز- پچنك‌ بحث‌ می‌كند. به‌ عقیده‌ مروزی ‌اوغوزها تحت‌ فشار تركمنها خوارزم‌ را ترك‌ كرده‌ و به‌ سرزمین‌ پچنك‌ها كوچ‌كرده‌اند (11). (مؤلف‌ این‌ موفقیت‌ تركمن‌ها را به‌ مسلمان‌ شدن‌ آنها مرتبط می‌داند.)
مینورسكی‌ می‌نویسد كه‌ احتمالا این‌ حادثه‌ به‌ سال‌ 893 روی‌ داده ‌است‌ و در konstantinos prophyoge-nnetos نیز ذكر شده‌ است‌ و در حدود العالم ‌استخری‌ (تألیف‌ سال‌ 893) نیز به‌ نشانه‌هایی‌ از آن‌ بر می‌خوریم‌.
مینورسكی‌ این‌ احتمال‌ را می‌دهد كه‌ این‌ حادثه‌ با هجوم‌ مشترك‌ خزر- اوز علیه‌ پچنك‌ها مرتبط است‌ و این‌ حادثه‌ احتمالا از سوی‌ مروزی‌ با اصطلاح‌ «تركمن‌» كه‌ مدتها بعد به‌ كار رفته‌ است‌، مدرنیزه‌ شده‌ است‌(12).
فقط اینكه‌ این‌ رویداد در منبع‌مان‌ بین‌ پچنك‌ها و اوزها رخ‌ نداده‌ بلكه‌ حادثه‌ای ‌بین‌ «تركمن‌ها» و «اوغوزها» معرفی‌ شده‌ است‌. در این‌ صورت‌ اگر مدرنیزه‌ كردنی‌ در كار باشد می‌توان‌ استنباط كرد كه‌ این‌ امر بیش‌ از اینكه‌ به‌ اصطلاح‌ «تركمن‌» مربوط شود، با مفهوم‌ «اسلامیت‌» ارتباط می‌یابد.
برای‌ اینكه‌ همانطور كه‌ می‌دانیم‌ قارلوق‌ها كه‌ در اواسط قرن‌ هشتم‌ به‌ حوزه‌ «چو» حاكمیت‌ تام‌ داشتند، مدتها بعد یعنی‌ احتمالا در اواخر همان‌ قرن‌ و یا اوایل‌ قرن ‌نهم‌، اوغوزها را از منطقه‌ تالاس‌ و چو بیرون‌ كردند و اوغوزها نیز به‌ سهم‌ خود پچنك‌ها را به‌ سمت‌ مغرب‌ رانده‌اند (13).
با توجه‌ به‌ این‌ موارد قبول‌ این‌ نكته‌ به‌ حقیقت‌ نزدیكتر است‌ كه‌ روایت‌ مروزی‌در واقع‌ مربوط به‌ منطقه‌ خوارزم‌ است‌ ولی‌ به‌ تصویر كشیدن‌ حادثه‌ای‌ است‌ كه‌ بین‌قارلوق‌ها واوغوزها رخ‌ داده‌ است‌.
در اطلاعات‌ كتاب‌ المقدسی‌ نیز كه‌ اخباری‌ منسوب‌ به‌ این‌ دوره‌ می‌باشد آمده‌است‌ كه‌ تركمنها و اوغوزها در مناطق‌ مختلف‌ ساكن‌ هستند (14).
نزدیكی‌ جغرافیایی‌ به‌ این‌ احتمال‌ قوت‌ می‌بخشد كه‌ اینجا مراد از «تركمن‌های‌» مورد بحث‌ نیز «قارلوق‌ها» باشند.
نوشته‌های‌ محمود كاشغرلی‌ نیز از این‌ نظر كه‌ تفاوت‌ لهجه‌های‌ مختلف‌ زمان‌خود را آشكار می‌سازد، اهمیت‌ دارد. در بحث‌ تلفظ حرفهای‌ گوناگون‌ و طرز استعمال‌بعضی‌ از كلمات‌، تفاوتهای‌ میان‌ تركها و اوغوزها را مشخص‌ كرده‌ است ‌(15). مرادمحمود از این‌ تركان‌، معنی‌ محدود آن‌ یعنی‌ مردم‌ وطن‌ خودش‌ سرزمین‌ قاراخانیان‌ وتركی‌ متمایز از اوغوزی‌ است‌، و تركی‌ كه‌ در آن‌ جوار صحبت‌ شده‌ است ‌(16). نیزارتباطی‌ تنگاتنگ‌ با قارلوق‌ها دارد.
از طرف‌ دیگر اینكه‌ اوغوزها با قبول‌ اسلام‌ نام‌ تركمن‌ را گرفته‌اند، با وجود صراحت‌ آن‌ در بعضی‌ از منابع‌، چندان‌ قانع‌ كننده‌ به‌ نظر نمی‌رسد.
چونكه‌ تغییر دین‌ تغییر همزمان‌ اسم‌ را ایجاب‌ نمی‌كند. اگر چنین‌ اصلی‌ وجود داشته‌ باشد، در این‌ صورت‌ همانند تركان‌ مسلمان‌ قبل‌ از تركمن‌ها (17)، اوغوزهایی‌ كه‌ بعدها به‌ اسلام‌ گرویده‌اند نیز می‌بایست‌ نام‌ جدیدی‌ بگیرند و یا همانند خویشاوندان‌ مسلمان‌ خود «تركمن‌» نامیده‌ شوند.
در تاریخ‌ ترك‌ نمونه‌ای‌ كه‌ بتواند حامی‌ نظریه‌ تغییر نام‌ باشد یافت‌ نمی‌شود و در برابر در گرایش‌ به‌ ادیأن‌ دیگر دلایل‌ زیادی‌ وجود دارد كه‌ بر فراموشی‌ عرف‌ وعادت‌ و بینش‌ها حفظ نام‌ خالص‌ تركی‌ قوم‌ دلالت‌ دارند.
اویغورهای‌ بودایی‌ و مانوی‌ و خرزهای‌ موسوی‌ از این‌ قبیل‌ هستند.
بلغارهای‌ ترك‌ و مجاری‌های‌ مسیحی‌، در بین‌ جوامع‌ مسیحی‌ همه‌ چیز خاص‌خود را فراموش‌ كرده‌اند، فقط اسامی‌ تركی‌ خود را حفظ كرده‌اند.
مسئله‌ تركمن‌ نیز از این‌ قاعده‌ كلی‌ مستثنی‌ نیست‌.
نوشته‌های‌ المقدسی‌، دیوان‌ لغت‌ و مروزی‌ را به‌ قارلوق‌ها نسبت‌ داده‌ بودیم‌.
در حقیقت‌ بر اساس‌ آخرین‌ تحقیقات‌، قارلوق‌ها در دوران‌ قدرت‌ خود (نیمه‌ اول‌قرن‌ یازدهم‌) یعنی‌ زمانی‌ كه‌ بر مناطق‌ چو، تالاس‌ و یدی‌سو حاكم‌ بودند، در عین‌ حال ‌نام‌ تركمن‌ را به‌ عنوان‌ یك‌ اسم‌ سیاسی‌ برای‌ خود برگزیده‌ بوده‌اند (18).
علاوه‌ بر این‌ قارلوق‌ها كه‌ در اواسط قرن‌ نهم‌ با آمدن‌ به‌ بالاساغون‌ با گرفتن ‌عنوان‌ غاراخان‌ در آنجا توسط یبغوی‌ قارلوق‌، دولت‌ ترك‌ معروف‌ به‌ ایلیك‌ خانلار ویا خاقانیه‌ را تشكیل‌ داده‌اند(19). و با لهجه‌ای‌ متفاوت‌ از لهجه‌ اوغوزها صحبت‌می‌كرده‌اند(20).
همانطور كه‌ كاشغرلی‌ نیز به‌ آن‌ اشاره‌ كرده‌ است‌.
علاوه‌ بر آن‌ ثبت‌ اصطلاح‌ «تركمن‌» در منابع‌ چینی‌ از طرف‌ F.Hirt معلوم‌ شده‌است‌. قابل‌ توجه‌ است‌ كه‌ دایره‌المعارف‌ چینی‌ T'ung -t'ien كه‌ كلمه‌ را به‌ شكل‌ Tö -kö - möng ضبط كرده‌ است‌، مربوط به‌ دوره‌ای‌ است‌ كه‌ به‌ قارلوق‌ها در عین‌ حال ‌«تركمن‌» نیز اطلاق‌ می‌شده‌ است‌(21).
بنابراین‌ در حال‌ حاضر می‌شود گفت‌ كه‌ حداقل‌ در طول‌ قرن‌ نهم‌ كلمه‌ تركمن ‌در حكم‌ یك‌ اصطلاح‌ سیاسی‌ موجود بوده‌ است‌ و از طرف‌ غارلوق‌ها مورد استفاده ‌قرار می‌گرفته‌ است‌. ولی‌ به‌ احتمال‌ خیلی‌ زیاد می‌توان‌ قبول‌ كرد كه‌ در آن‌ تاریخ ‌اوغوزها، نام‌ تركمن‌ را حمل‌ نمی‌كرده‌اند.

۲۲ بهمن ۱۳۸۸

نورمحمد قویاش " قاریزاده


گوزه لیم



گوزلــریــم یولیــنـــدا گیلســـه گوزه لیـــم بو آه و زاریمــی بــیلســــه گـــــوزه لیـــم

آیرالیـــــــــق دردیـــنه بــیر چاره تاپیـــپ بیـــر مدتچه یانیـــمدا غالســـا گوزه لیــــم



چکمالی دنیا غمیـــن فایده ســـی یوقـدور راحت هیـــچ یوق، یونه محنتی چوخـدور

بو عمــریمیز یایدان چیـقان بیـــر اوقدور کاشــکه ایزه غایتـــاریب بولسا گوزه لیم



چکدیرمه کوپ دردی صبــریم غالمـــادی بو درد هــــجران دان یــوزیم گولمـــه دی

هیچ کیم گیلیـــب حالیمدان خبر آلمـــادی غالمـــاز ارمان بیــر خبر آلسا گوزه لیـــم



عشقینده کوپ آغلاب هوشیـــم چاشیبدور غــره جــه ساچـــلاریما آقلار دوشیـــپدور

یاشیم یگیـــرمه دن قیــــرقه آشیــــــبدور یره لی قلبــه مرهـــــم چالســـا گوزه لیــم



سنینگ سوئگینگ بیلن یاشایان هر گون نصیب بولسا ایکیمیز غووشارس بیر گون

اونوتمــا ســن منی سورائیـــب یورگیــن اونوتمان جانم تنده، بولســا گــوزه لیـــم



" قویاش" آغـــلار عشقه دوشــندن باری اونـــونتــــمان اولســـمده اول گـوزل یاری

اول قلبیــمینگ مـداری، عمــریم بهــاری چاره بولـمـــاز اجلیــم دولســـا گــوزه لیم

۱۹ بهمن ۱۳۸۸

Baba adam: Ağır başlı, iyi yürekli, olgun, hoşgörülü, yaşlıca adam."Ne baba adammış meğer, ailesinden değil, komşularından bile kimseyi ihmal etmedi."Babası tutmak (veya babaları üstünde olmak): Çok fazla öfkelenmek, kızgınlığı her hâliyle belli olmak."İş meselesini konuşamadım, çünkü babaları üstündeydi odasına girdiğimde."Babana rahmet: "Yaptığın iş, söylediğin söz çok yerinde; Allah senden razı olsun" anlamında hoşnutluk, memnunluk bildirmek için kullanılır.Baba ocağı (evi veya yurdu): Dededen, babadan kalma ev; toprak, yurt."Borçları yüzünden baba evini satmak zorunda kaldı."Babasının hayrına (mı?): Hiçbir çıkar gözetmeksizin."Babasının hayrına mı yaptı sanıyorsun senin işini?"Bağ bozmak (bağbozumu): 1. Bağda son kalan ürünün toplanması. 2. Bu işlerin yapıldığı mevsim (güz), gün."Bağbozumu besmele ile başlarsa bereketli olur."Bağrına basmak: 1. Kucaklamak, kolları ile sararak göğsüne yaslamak. 2. Birini gözetip kayırmak, koruyup yetiştirmek."Amcası, yeğenini bağrına basmakta geçikmedi."Bağrına taş basmak: Uğradığı zarara, felakate sesini çıkarmadan katlanmak."Evi yıkılan Hasan bağrına taş basmaktan başka bir yol bulamadı."Bağrını delmek: İçine işlemek, pek dokunmak, dertli olmasına yol açmak."Yurdundan kovulması, şairin bağrını deldi."Bağrı yanık: Çok acı çekmiş; dert, sıkıntı, darlık, kahır görmüş; yaslı."Nice bağrı yanık insanlar yaşamış bu topraklarda."Bahse girmek: Görüşünde veya iddiasında haklı çıkacak tarafa bir şey verilmesini kabul eden sözlü anlaşma yapmak."Erken kalkmak konusunda onunla bahse girdik."Bahtı kara: Mutsuz, dertten kurtulamayan, işleri hep ters giden."Allahım, şu bahtı kara kuluna yardım et de düzlüğe çıksın!"
GÖNDEREN:QARİ A.AZİZ FAYAZ

۱۵ بهمن ۱۳۸۸





ماغتئم قلی حاقدا
دورلسؤزلرینده و یازغئلارئی دورلی ملتلرینگ عالئملاری و یازیجیلاری، ماغتئم قلی حاقدا کؤپ سؤزلر سؤیلأپ و ماقالالار یازئپدئرلار. اولار اؤز ندا، ماغتئم قلینگ تورکمن حالقئنئنگ دورموش و کلاسیک ادبیاتئنئنگ اؤسوشینه اولی تأثیر غویاندئغئنی نئقطالاپ گچیپدیرلر. البته اولارئنگ هممه آیدان سؤزلری و یازغئلارئنی بو یرده گتیرمک مومکین دأل، اونگا گؤرأ بو سؤزلرینگ دینگه بیر نأچه سینی بو یرده گتیرمأگه اویغون گؤردیم.

³³³³³³³³³³³³
ماغتئم قلینینگ اثرلرینینگ بیزینگ اوچین قئمماتی اوندا تورکمن دیلینینگ اؤرأن صاپ نوسغالارئنئنگ بارلئغئندا دئر. بو هیلی نوسغالاری اونونگ آت، یاراغ حاقدا و شونگا منگزش تمالارا باغئشلاپ یازان غوشغولارئندا گؤرمک بولیار. مونونگ یالی یاغدای گوندوغار حالقلارئنئنگ ادبیاتیندا جودا سه ی رک دوش گلیأر. تویدا- تومغودا یا- دا یونه کی بیر اوشملنگده ماغتئم قلینینگ آیدئملارئندان آیدیان باغشی نی دینگلمک میسر گلن پورصاتلاری منینگ آنگئمدا آصلا ئیتمجک تأثیر غالدئردی.« وامبری »
ماغتئم قولا تورکمنلر بیلن شأریک بولماغا حاقئمئز باردئر. اونونگ دینگه بخارادا اوقانی اوچین یا- دا نووایی دان اؤوره نه نی اوچین دأل، اونونگ حوت اؤزبک حالقئنئنگ هم غامئنی ایینلیگی اوچین، بیز اوزومیزی اونگا شأریکلی حاساپ ادیأریس.« آقسات مختار، اؤزبک یازیجی سی »
تورکمن حالقی انچمه شاهیرلاری دؤرتدی، امما شولارئنگ آراسئندا، سؤز اوسسادی، دنگی- تایی بولمادئق بییک ماغتئم قلی بیرینجی اورون- دا دوریار.
ماغتئم قلی تورکمنینگ قئممات باها داشلارئنئنگ بورو بولوپ، اول بیزینگ زامانامئزدا، تأزه یوزوگینگ غاشئندا گؤزونگی غاماشدئرئجی شؤهله سی بیلن لووردایار.« برتلس »
ماغتئم قلینینگ نأحیلی عؤمور سوروپ اؤتندیگینی جیکمه- جیک گؤز اؤنگونه گتیرمک حأضیر غاتی قین. بیز اول بارادا کؤپ زاتلاری بیله میزوق، یونه چاق ادیأریس. امما بیز اونونگ شئغئرلارئنی اوقایارئس، بولاردا شاهیر بیزه اؤز دؤوری حاقئندا تاریخچی آداما- دا باشارتماجاق اوسساتلئق بیلن گوررونگ بریأر.« نیکلای تیخونف، روس شاهیری »
ماغتئم قلی زور رئالیست. اول اؤز دؤورونینگ حاقیقاتینا دوری عاقئل ناضارئنی سالماق بیلن چأکلنمه یأر، اونونگ گلجک حاقئنداقی آرزو- خیاللاری اؤرأن رئال.« لئونید پروومایسکی، اوکرائین شاهیری »
بییک شئغئر بیلن دوشولاندا، عاداتا، همیشه بولشی یالی، بیزینگ یاشلارئمئز هم ماغتئم قلینینگ دؤره دیجیلیگینی اؤوره نیپ، حاص عاجائیپ، روحی تایدان حاص بای بولوپ یتیشیأرلر. ماغتئم قلی نی سؤیمأن بولانوق! سبأبی، اونونگ یکه جه غوشغوسئنی اوقاماغئنگ اؤزی
- ده یترلیک، اونسونگ تأزه دوشوشئغا غاراشئبئر، چونکی شونونگ یالی هر گزککی دوشوشئق- مونونگ اؤزی همیشه تأزه و شاتلئقلی آچئشدئر.« روکپلینس ( لاتویا ) »
تورکمن حالقئنئنگ نابغه اوغلونئنگ اثرلرینی ترجیمه اتمک مانگا، شاهیر حؤکمونده اولی دؤره دیجیلیک شاتلئغئنی بردی. سبأبی، حاقیقی ناققاش بیلن غاتناشئقدا بولماق شاتلئغئنگ و الهاملانماغئنگ چشمه سیدیر.« امین زاده، تأجیک شاهیری »
آصلئندا ماغتئم قلی منینگ هم شاهیریمدیر، اونونگ دولی منینگ هم دولومدور. من شاهیر حؤکمونده ماغتئم قلی دان کؤپ زاتلاری اؤورنیأرین. ماغتئم قلی منینگ- ده آتامدئر، اوسسادئمدئر. اول مانگا و منینگ بیلن بیرلیکده شو یرده بولان انچمه شاهیرلارا هم اینگ بییک زادی اؤورتدی، اینگ اولی زادی اؤورتدی. شاهیر اؤزونینگ هر بیر شئغرئنی حالق دیلینده یازئپ، حالقئنگ آزاتلئغی هم اؤزباشداقلئغی اوغروندا سؤوه شندیر هم گؤره شندیر. شیله اتمیان شاهیر، شاهیر هم دألدیر. « ناظم حکمت ( تورک یازیجی سی ) »
ماغتئم قلی نینگ اثرلرینی اوقادئغئنگ سایی، اولارئنگ معنی سینینگ دویپلو دیگینه، بارها گویجه یأندیگینه گنگ غالیارسئنگ. چونغغور غویودان سوو آلسانگ، ارتیر ینه اونونگ عووضی بولیار. بو یرده هم ادیل شونونگ یالی. بو گون بیر غوشغئنی اوقاسانگ، لذت آلیارسئنگ. ارتیر شول غوشغی ینه- ده تأزه- تأزه لذت بریأر. شیله اوسسات شاهیری دؤره دن اؤز حالقئما غووانجئمی من هیچ زات بیلن دنگأپ بیلجک دأل.« بکی سیتأکف ( تورکمن حالق یازیجی سی ) »
ماغتئم قلی عموما تورکمنلرینگ آراسئندا آیراتین حورماتدان پیدالانیار. آصلی گؤکلنگ بولان ماغتئم قلی، اؤز تیره سینینگ بیله کی تورکمن تیره لری بیلن عاصئرلار بویی دووام ادیپ گلیأن دوشمانچئلئغئنی یوق اتمک و عمومی دوشمانئنگ غارشئسئنا ائسنئشئقلی بیله لشیپ گؤره شمک حاقئندا همیشه آرزو ادیپدیر. « ف. باکولین »
بییک ماغتئم قلینینگ آدی گچمیشدأکی أهلی شاهیرلارئنگ ایچینده اؤزونه میناسیپ اورون ایه لدی. اول هم شاهیر، هم فیلسوف، هم دایخان، هم زرگر بولوپ گه چن آدام. اول اؤز حالقئنئنگ روحینی، پیکیرینی چپر سؤزلر آرقالی بیان اتمگی باشاران آدام.« میرشکار ( تأجیک شاهیری) »
تورکمن حالقئنئنگ بییک شاهیری ماغتئم قلینینگ غئزئلا قاپلایمالی اثرلری تاتار اوقیجئسئنا بیزینگ اؤز انه دیلیمیزه ترجیمه سی آرقالی اؤرأن یاقیندان تانئشدئر. بیز، تاتار یازیجیلاری ماغتئم قلی نی ترجیمه اتمک بیلن، شاهیرانا اوسساتلئغئنئنگ مکدبینی گچدیک، اول بیزه پاراساتلی پیکیر یؤرتمگی ، بای اوبرازلئلئغی، حالق دیلینه دایانئپ، غیسغا سؤزلر بیلن چونگ معنی برمگی
اؤوردیأر. حالق بیلن و حالق اوچین دؤردیأنلره بو مکتبده اوقاماق باغتدئر

TÜRKMENLERİN RUHİ DÜNYASINDAKİ
MAHTUMKUU

Değerli dinleyenler!
Mahtumkulu, her şeyden önce, “Haktan içen” bir şair olmakla birlikte, Türkmenlerin ruhi dünyasında O bir akıldardır, o bir mugallımdır, o bir filosofdur, o bir öndengörücüdür, o bir geneşdardır, o bir sufidir, o bir alimdir, o bir ozandır, o bir destancıdır, o bir folklorcudur, o bir dilcidir, o bir kendi zamanının siyasetçisidir. Dolaysıyla O, bir büyük Türkmen bilgini olarak yaşamakta ve yaşatılmaktadır.
Bu nedenle Türkmenler bağımsızlığının ön sırasındaki dönemi Cumhurbaşkanımız sayın Büyük Saparmurat Türkmenbaşı’nın “Türkmeniň Bäş Eyyamınıň Ruhi” adlı kitabında kesin bir şekilde açıkladığı gibi “Türkmen’in Mahtumkulu Eyyamı” olarak adlandırmakta ve Mahtumkulu Dönemi olarak kabul etmektedirler. Bu dönem Köroğlu Döneminin sonrası Bağımsızlık Döneminin ise öncesi bir eyyam olarak bilinmektedir.
Sizin de bildiğiniz gibi Türkmenlerin en bilinen yüksek okulu ve ilmi araştırma merkezi de Mahtumkulu’nun adını taşımaktadırlar: Mahtumkulu Türkmen Devlet Üniversitesi ve Mahtumkulu Dil ve Edebiyat Enstitüsü.
Bağımsız Türkmenistan Devletinin uluslar arası, en yüksek ve en kıymetli ödülü de “Halkara Mahtumkulu Bayragı”(Uluslar arası Mahtumkulu ödülü) olarak şairin adını taşımaktadır.
Evet, Türkmenlerin Mahtumkulusu sıradan bir şair değildir. O, Haktan içendir, bade içendir, hem de dokuz kere. Tasavvuf tarihinde veya İslam mistisizminde böyle bir şair, yani dokuz kere bade içen şair olmuş mu veya olmamış mı bu ilerde incelenmesi gereken bir konu olarak düşünüyorum.
Haktan içen şair demek nedir?
Mahtumkulu’ya “Haktan içen şair” denilmesi kendi rüyasında dokuz kere bade içmesi ile ilişkilidir. Bu duruma Türkmence bir ifade ile, “Dokuzu tam”, Türkçe bir ifade ile de bada içme konusunda dört dörtlüğe sahip olan bir şairdir. Böylece, Mahtumkulu, şiir alemine eli diplomalı gelmiş bir şairdir. Zamanımızın kısıtlı olduğundan dolayı bu dokuz kere bada içmenin sadece üç tanesini açıklamayı uygun bulduk.

İlk Rüyası: “Turgul Diydiler” (c.I,s.14)
Zaman: Gece yarısı (Tünün yarında)
Mekan: fırsat cayı, seyran yeri, yerin damarı, arşın kemeri, Ceberut Alemi...
İnsan: 4 atlı, 2 divane , 2 pir zade, 60 atlı, Hazret-i Peygamber, 124 bin enbiya, Ali, Selim Hoca, Baba Züryat, Veysel Kara, Bahaveddin, Zengi Baba, Dört Çarıyar.
Sonuç: Fırsat cayına götürürler, üzerinden bir şey koyarlar, bade içirirler, okuyup üflerler, pata verirler (Fatiha anlamında), sonunda da Peygamberin söylemesiyle onu (Mahtumkulu’yu) dört atlı uğurlar, yolcu eder.

İkinci Rüyası: “Uçtum Yaranlar”(c.I, s.30)
Zaman: Cuma gecesi (Anna akşamı).
Mekan: Dünya, Kehkeşan, Kara bağlık yer, özge Alem.
İnsan: Çiltenler
Sonuç: Dünyaya gezi yapar, çiltenlerin elini öper, onların meclisine katılır, özge alemden bir ses duyar, cam ile sunulan şarabı içer, gönlünü aşktan, dilini sözden doldurur.

Üçüncü Rüyası: “Boldum Giryana”(c.I,s.61-62)
Zaman: Sabah erken, ertir (sabah) namazından sonra.
Mekan: Gök yüzü =Asman
İnsan: Hızır, İsa, Şahımerdan.
Sonuç: Üç eri görür, onlardan “dilinin açılmasına” yardım ister, onlardan biri şairin göğsüne vurur, ikincisi ise bıçakla yüreğini yarar, üçüncüsü de ağzına nefes koyar. Mahtumkulu’nun dili açılır, kana kana şarap içer, yedi çeşit sual-cevap alışırlar. En sonunda da “Biz üç kişi olarak senin üstadın olduk, Alemde adın daima destan olarak yaşasın” derler ve gözden kaybolurlar.

Şairin yazmalarındaki şiirlerinden,
şiirlerindeki satırlarından,
satırlarındaki sözcüklerinden (30.224 sözcük) yola çıkarak
Türk Dünyası Edebiyatı için önemli olabileceğini sandığımız bazı görüşlerimizle konuşmamı bitirmek istiyorum:
1. O, destancı bir şairdir. Mahtumkulu kendi eserinde, el yazmasında, Şiirsel Destan Antolojisini hazırlamış ve 11 tane destan adına yer vermiş, bu destan kahramanlarının adını da (36 kere) pek çok şiirlerinde kullanmıştır.
Şairin Destan Antolojisi “İbrahim Sara” destanından başlar, “Aşık Garip” destanıyla da biter. Fakat, rivayet, hikaye gibi türlerini de buraya eklersek yüzün üstünde bir rakamla karşılaşabiliriz.

2.Şair Mahtumkulu eski zamanda, kendi zamanında tarihi belgelere dair bilgileri incelemeye çalışmış ve bu belgelerini önemli olduğunun farkına varmış, iyi anlamıştır. Kendinden sonrakilere ders olsun diye bir nüsha şiiri örnek vermiştir. İşte, şiiri.
Adı: “Aleme Belgilidir”. Bu şiirde şairimiz kendi kimliğini kendi eliyle ve şiirsel bir yöntemi kullanarak belirtmiştir:



“Bilmeyen soranlara aydıň bu garip adımız,
Aslı- Gerkez, yurdu - Etrek, adı- Magtımguludır.”

3. Doğum yeri olan Etrek’ten başlayıp Fransa’da biten bir coğrafya adlarının sözlüğüyle karşı karşıyız.
Rumistan ,Hindistan, Şam, Yunan, Irak, Bağdat, Çin, Maçin, Kengan, Mekke, Medine, Yemen, Habeş gibi yer-yurt, ülkelerin adlarını kullanan Mahtumkulu’nun şiirsel coğrafyasındaki isimlerin sayısını elimizdeki belgelere göre 258 tane olarak belirledik.

4. Mahtumkulu’nun “Bu Dünya” adlı şiiri bir şiirsel yöntemle çizilmiş Dünya Coğrafyası Haritasıdır.
Şiirde 15 devlete ait topraklar ve bunların yüz ölçümü hakkında bilgi verilmektedir.

5.Ahmet Yesevi’yi koruma hakkındaki ilk görüş Mahtumkulu’ya aittir, yani Hoca Ahmet Yesevi’nin adını yitirmemek, onun mektebini, ekolünü kurmak hakkındaki fikri Türkmenler ilk kez XVIII yy.’da Mahtumkulu’dan duymuşturlar:

“Çektigimdir gaygı-hasret,
Bu ne hadis, bu ne ummat,
Türkistan’da Hoca Ahmet-
Onun adı yitip barmış.

“Hiç kes tutmaz söze kulak,
Haksız yere boldum helak”...

Maalesef, adı dünyaya destan olması gereken şairimizi ancak yeni-yeni tanıtmaya başlıyoruz. Eksikliğimizi kabul ederek, atalarımızın sözüyle bitireyim : “Hiçten geç yagşı”.

Beni sabırla dinlediğiniz için teşekkür ederim.
Doç. Dr. Berdi Sarıyev, Ankara Üniversitesinin Türkmen Dili Öğretmeni
بیرلشمه لی زمان دیر


گوز گــــــوره جیم گوانجیــــم قلبیــمده دیر مکانــیـــم
بیرلشه لینگ باریمیز ، چانگی چیقـــــماز یکه نینگ
گوزی چیقسین کور بولسین یمان گوزین دیکه نینگ
اوز خلقیـــــــمه تورکیــــــمه همیش جانم قرباندیـــــر
* * *
آیرا یورتدا بولســــــاق هم بیــــــــزلر آیرا دیمالینگ
اروپادان نوشا آلیب آرا سرحــــــــد غــــویمالینـــــگ
پدرلردیک مرد بولوب نامرد اشــــــین ایمـــــالیــــنگ
باش چارانگ ملت ایچـــــره مدام شویله پیــــــماندیر
* * *
کوکیـــــنگ بـــیردیر کلـتـــورینــــینگ فرقـــــی از
ایدرمن خلـــــق اوزلــــری اولـــــکه لـــــری آلا یاز
ایســــــلرمن الله دان بیـــــر بـــیره بولوب دمســـــاز
اهلـی تورک دیلــلی خلــــقلار همه سی بیر دوغاندیر
* * *
بوگــون مهرلی غیســــیارین اللرینــگی من سنینگ
غوانیـــارین عمـــر بوئی دیللرینـــــگه من سنینـــگ
غیزغینــــگ ســـلام ایبریارین ایللرینگه من سنینگ
سوزله گیــــن اوز ایلـینـــگه تورکمـــن خلقی اماندیر
* * *
اتا وطــــن مــــکانیــــم غوانــــیارین من سنــــــــگا
بوگون اویشــــیپ غرداشــــلار بخت گتیردیلر منگا
بیریبار شـــــکر ایلاب سیــغیــــنیارین من سنـــــگا
اتا یوردی بولمـــــاسا " آیــدیـــن" رنکی سامــــندیر
GURBET

گیلدیم غربت ایل لره، سنی گوره سیـم گیلدی اوتندن گیچندن حالینـگی، سوراسیم گیــلدی
قـراریم یوق سنــدن آیرا، دوشنـــــدن باری هر قنــچه تیز یانــینــگا ،باراســــیم گیـــلدی
بول گیــلن یوردیم سنــدن، انـچه اوزاقــدور سـندن ایرا دوشدیگــیم، ناچه گیــزه ک دور
ســـن بولمـادیق ییر منگا، مثــل دوزخــدور همیـشه یانینـــگدا بولوب، یوراسیـــم گیلـدی
ســن بولمـــادیق حــیات، منــگا بی معنــی ســن سینگ منـــگا جان، هم بختـــیم کانــی
گـیره ک بولسا فــدا قیلرمن،سنگا بو جانـی نیلائــین ایرالیــق سازین، چالاسیــم گـیلــدی
قــدرینگ کان بیلیــنمــز یانــینــگــدا بولسـام دنیـــادان گیــچیــنــچا ســن بــیلن بولســــام
زره ارمانــــیم غالـمـــاز یولــینگدا اولســـم وصفـینگ اوچین ناچه شعر، یازاسیم گیلدی
مــن سنگــا مجنـــون من، ســن منگا لیــلی بولماســین هیـــچ آیرالیـــق بیــله بولایلـــی
بــیله یاشـاب، بیــله بـولــوب، بیـــله یوریلی قویاش" بو سوزلریم شعره، دوزه سیم گیلدی

۳۰ آبان ۱۳۸۸

NASİR AHMED

Fıkralar
1. Temel banyo yapıyormuş annesi Temelin sırtını keselemeye gelmiş annesi oğlum niye başına su dökmedin demiş Temel de annecim bu şampuan kuru saçlar içinmiş demiş

2. Bir gun yemek hanede yer bulamayan bir öğrenci profesör masasına oturur profesör sinirlenir öküzlerle kuşlar aynı yerde oturamaz der öğrenci cevap verir hadi uçtum o zaman der 2.gün hoca öğrenciye sınav yapar altına öküz yazar öğrenci de derki hocam buraya adınızı yazmışsınız ama imzanızı unutmuşsunuz 3. gün profesör öğrenciyi yanına çağırır ve derki yolda giderken bir çuval akıl ve bir çuval da para bulursan hangisini alırsın diye sormuş öğrenci de para diye cevaplamış hoca neden para? ben olsaydım aklı alırdım öğrenci cevap verir eeeeee tabi herkes kendisinde olmayanı alır.:)))))))))))))

MUHİBBULLAH DALİ

GENÇLER BİRLİĞİ

FLAŞ FLAŞ

Hurmatlı dostlar bayram için hazırladığımız aydımçılarımızla musahibe ve bayrama özel proğramlar yayına goybereceğız

۲۶ آبان ۱۳۸۸

Sen öz yurtta,ben başka bir bucakta

Yüzü türkmen anadolu türkü'yüm

Alev alev ruhumuz bir ocakta

Közü türkmen anadolu türkü'yüm


Bizler kardeşiyiz aynı vatanın

Maksadı bölmektir ayrı tutanın

Aslımız neslimiz oğuz ata'nın

Özü türkmen anadolu türkü'yüm


Ellerimiz birbirini tuttukça

Köklerimiz geleceğe yettikçe

Sultan sancar bu toprakta yattıkça

İzi türkmen anadolu türkü'yüm
AŞUR AŞGER